15 Kasım 2012 Perşembe

HERKESLİK..


Her şey her zaman istediğin gibi olmayabiliyor ve ya da güzelmiş gibi gelmeyebiliyor..
Ama güzel olmadığını ya da o zaman güzel olduğunu zaman ilerledikçe anlıyorsun..
Ne olmuş oluyor ama o zaman?
Geç olmuş oluyor,,geç!!

Hiçbir zaman hiçbir şey için üzülmedim demek yanlış olur. Üzüntülerim olmasın diye uğraştım. Mutlu olmak için öncelikle ve sonra da mutlu etmek için belki düşündüm hareket ettim seslendirdim hayatı.
Ama şu bir gerçek ki; hiçbir zaman kimseyi son noktada memnun edemezsin. Çok uğraşmalı mısın? Hayır. Çünkü başka şeyler ve başkaları için uğraşırken sen gidiyorsun,,senden gidiyor giden,,hayatından zamanından gidiyor. An’ın öyle önemi var ki,,öyle şeyler sığıdırılır ki..

Düşün ki son nefesinde bile, bir an gelir aklına mutlu olursun.

Öyle de önemlidir o kısacık hayat aralığı.

Düşünme çok fazla,,yorma kafanı,,çözümlemek zorunda değilsin her şeyi. Kendini değerlendir,,kendini şımartmayı öğren. Neden başkalarını şımartasın ki sen önceliğin ol. Sonra zaten o enerjinle istediğini güzel şımartırsın. O da mutlu olur. Ama sen sen sen.

Hayat kısa ve başkası olmak için zamanın yok. Öyle bir lüksün yok anlıyor musun?

Hayat ellerinin arasından farkında olmadan akıp giden bir görünmez. Adı hayat ama somutluğu öyle mutlu edici ki.. Adına hayat diyip suçlayıp da suçlamışlar ve bunu biz de yapıyoruz. İşimize gelmediğinde zor, kötü, olmaz böyle deyip atıyoruz başımızdan, kirletiyoruz adını ama öyle değil. İnsanlar kendileri olmadığından ya da egolarını yönlendiremediklerinden hayat zorlaşıyor. Hayatı zorlaştırıyor benliğini kaybedenler..

Hayat herşeyde gizli..
Baktığın heryerde.
Duyduğun her tınıda.
Kokuda..
Sezgide..
Bakışta..
Susam kokusunda..
Ihlamur ağacında..
Hadi sofraya gelin.. cümlesinde..
Elini yakan sıcak bardakta..
Batan geminin mallarında belki..

Düşünsene ufacık bir nota bile bir keman tıngırtısı bir ud gıcırtısı bile seni nerelerden çekip nerelere götürür. Nefis bir şey bunu yaşamak. Yaşamış olmak ne güzel. Yaşıyor olmak onurunla, gururunla, heyecanlarınla, insanlığınla..

Susamak ve susuzluğunu gidereceğin anın hayalini kurmak ve o suya ulaşıp emanet bedene dokunmak nasıl mutluluktur anlatılmaz yaşanır. Yeter farkında ol.

Sadece kendini yıpratma, oluruna bırak, dua et, şükret, yaşa.
Her şey seni mutlu edecek diye bir şey yok. İçine girdiğin durumda mutlu olmayı hayal ederken tam tersini yaşayacak olabilirsin. Yeter cesaretli ol. Ve iste, mutlu olabilmeyi düşün. Çek o yaşanacakları hayatına, yanaştır,, ruhunda hisset.

Hayal kur, olmayacak olsa bile kur bu hayali.
Hayatının en büyük hayalini kur, bırak kendini ütopyaya.
Sal ruhunu hayatın heer köşesine.
Hisset her şeyi.
Kullan bu sınırlı süreyi.
Doya doya.
Kavra mutluluğu.
Su serp ruhuna.
Hayallerine.
Dünya gözünden çıkan sese kulak ver.
Ruhunu ver.
El ver ona ki o da sana yön versin.
Saklasın seni.
Sirkelesin.
Ki..
Hayatta nasıl kalınabilirmiş gör.
Bil.
Edin bu tecrübeyi.
İt, ötele keşkeleri benliğinden.
Kötü bir alışkanlık olarak tanı keşkeleri.
Keşke sendromuna yakın olmamayı seç.
Ona göre ver kararlarını.
Gerçi sonuç kötü de olsa senin kararındır arkasında durursun.
Üzülmezsin.
Neticede içinde kalmamıştır ya.
Kendini başka yerlere sürükle.
Ama bu bir arayış gibi olmasın.
Sadece tat dünyayı.
Yaşadığın yıllara zamana renk ver.
Siyah ya da beyaz yeter ki sev onu.
Hayatının başını okşa.
Ama tokat atabilmeyi de bil belki.
Gem vur seni dürtenlere, şeylere.

Bırak seninle uğraşamam derlerse sen hiç uğraşma.
Bunu duymak seni yaralar belki. Ama ilk duyuşunda değil.
Giderek sıklaşıyorsa ya da sık olmasa bile arada dahi duyuyorsan, çek bi kendini.
Bak bir dışardan ne görüyorsun.
Ölç, biç, tart.
Senin de sana göre düşüncelerin var.
Evet dememeyi öğren.
Kendine nasıl gem vuruyorsan karşı tarafa ya da taraflara da yap bunu.
Önemlisin unutma.
Öncelik sen de.
Bunu unutursan, bitersin.
Bitmek istemiyor da bu hayatı solumalıyım diyorsan.
Ütopya ile hayatını senkron et.
Dedim ya kur en büyük hayalini.
At kendini onun içine.
Ne olacaksa senin düşüncende olsun.
Çok planlama, detaylama ama ütopya dahilinde olsun.
O seni mutlu edecektir.
Kimsenin ne dediğine göre bakma hiçbir şeye.
Sen kendinden bak, kendi gözünden.
Öncesin unutma.

Mesela arnavut kaldırıma güneş nasıl vuruyor, nasıl yansıyor dünya onu izle.
Oraya dal git.
Kal biraz orada.
Nasılsa tekrar buraya geleceksin J
Demem o ki bulunduğun yerin anın tadını çıkar.
Doya doya.
Ikına ıkına.
Her şey gelir geçer,,sen de..
Hepsi öyle oldu çünkü.

Kimse öleceğini düşünmez.
Ama onu düşünmezse hayatın tadını çıkaramaz.
Erteler durur.
Ama bir işi yapmanın en iyi yolu o işi yapmaktir bilirsin J

*Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin, ya da olanları kabullenmeyi. İykilerinle güçlenir, keşkelerinle tükenirsin.. (Charles Bukowski)

17/07/2012
03:54 Salı. (amelie – la dispute dinlerken..VE eddie vedder tabi..) (bir gece nöbeti yazısı)