19 Eylül 2013 Perşembe

CESARETLE HAYALLERE...

Bence olay cesarette bitiyor. Zaman bitmeyecekmiş gibi yaşıyoruz, dolayısıyla farkında olmadan belki. Sonuç odaklı yaşıyoruz ama hayır olay bu değil. Denir ya sonunu düşünen kahraman olamaz diye. Aynen öyle. Sonunu düşünürsen kahramanın olamazsın ve kendinle tanışamazsın. Hep orada bir yerde kalırsın. Ama neden kendinle arkadaş olmayı denemiyorsun. Neden günümüz saçmalıklarında kayboluyorsun. Neden takıntıların var ve endişelerin. Neden hırsların var ve bunun seni güçsüzleştirmesine izin veriyorsun ki. Yapma. Sirkelen ve kendine gel. Zaman akıyor. Rüzgar bir daldan ikinci kez aynı şekilde geçmez. Kendini tanıman noktasında yarın yokmuş gibi yap. Başrol oluşunun hakkını ver. Paylaş, dinle, gülümse, yağmuru duy, serçenin iki ayağının üstünde aynı anda sıçrayışını izle belki. Bilmiyorum. Anlatmaya çalıştığım detayları atlama. Bu bir yolculuk. Ama uzun ama kısa. Neticede bir yerden bir yere bir eylem. Merak etme açlıktan ölmezsin. Çok fazla da para odaklı yaşama. Kağıt parçası. Kağıt parçası deyip geçme diyebilirsiniz, diyin. Çünkü hayallerimi onunla gerçekleştiriyorum diyorsunuz biliyorum. Ama çoğuna gerek yok. İlla hayatında her somutluğa sahip olmalı mısın? Mesela illa bir evin bir araban ve yazlığın olmak mı zorunda. Hayır. Mutsuz anında seni mutlu eden şey para olmayacak ve belki ölmek üzereyken. Gözünün önüne gelip seni mutlu edecek şey dolar işareti değil. Yeryüzünde güldüğün anlar, hayallerine dokunduğun anlar.. Ya ayrıca bunu sen de biliyorsun ve bilirken hala nasıl ruhun ve bedenini çok zıtlarmış gibi birbirinden acı çektirerek uzaklaştırabiliyorsun şaşırıyorum gerçekten. Çok kaderci de olmamak lazım. Hayat sana sunar ve yine sen seçersin. Aklımız süs için konmamış ve ruhumuz da boşuna verilmemiş. Ruhu doygunluğa ulaştırmak gerek ve bunun için kimine para lazım kimine cesaret. Para olmadan da cesaret olur. Doğa sana her şeyi verir merak etme ve unutma. Topraktan çok uzak durma ki ona işin düştüğünde o da seni çok yabancı görmesin. Ama tabi para seni mutlu ediyorsa, eyvallah. Lafım yok ama sadece tek kelime de ederim. Yazık. Tek yaşama hakkını böyle heba edemezsin. Ruhunu bedenine kilitleyemezsin. Saçma sapan kararlar alıp da üzemezsin onu mesela. Bu arada hayatı biriyle paylaşmak belki güzel. Ama illa biri olacak diye de düşünme. Bir şeyleri ve birilerini beklersen hayat geçer. Ayrıca herkesi memnun edemezsin, bu özel birinin haricinde herkes için geçerli,, hatta etmeye çalışmamalısın bile. Gerek yok. Kaprislerle hayat geçmez. Takılırsan üzülürsün, üzülürsen eksilirsin. Oluşumunu bu şekilde tamamlayamazsın. Tabi ki bunlar da hayatın tadı tuzu, evet varlar da. Ama insanlar bunu yapmaya hep çalışır. Oralı olma. Yapma. Söyle azalarak bitsin. Sen yoluna devam et. Unutma sabrın bir anlık olduğunu ve içebak. İçebakışta güzel şeyler göreceksin. Ve içinde ne fırtınalar olduğuna yeniden şahit olacaksın. Her an senin deneyimlemen için var. Dedim ya bu bir yolculuk. Etraftakiler hep bir şeyler söyleyecek. Karşına olumsuz durumlar da çıkacak, ama hayat bu. Yine denir ya; sen plan yaparken başına gelen şeydir hayat diye. Bunlara bakma. Daha bir sürü canın var. Onları kullan ve atla o duvarları. Duvarları atladıkça yeni yeni canlar kazanacaksın ve her can yeni hayal her can yeni hayal düşünsene güzelliği. Hep kötü şeyler oluyor değil elbet. Sen mum olup yanarken merak etme etrafında sen bilmeden aydınlananlar var. Bilmiyorsun ama feyz veriyorsun onlara. Hep imrenirler ama cesaret yoktur. Özenti vardır ve yapınca sadece yapmış olurlar. Yani önemli olan içinde gerçekten hissederek yapmak bir şeyleri. Her neyse. Duygularının ve hayallerinin sistemleştirilmesine izin vermesin sistem. Yaşamının sonuna geldiğinde bir bakmışsın gözünün önüne güzel bir anı gelmiyor ya da an. Sonra demezsin inşallah “eşeğin büyüğünü ahırda unuttuk” diye. Yani kendini tanımayı. Bence insanlar gözünde her şeyi çok büyütüyor. Hayal bile kurmuyorlar. Yapabileceğin şeylerin hayalini kur derler hep. Ve ben gülerim sadece. Onlar sadece kendi yapamayacaklarını bildikleri için içten içe senin bilinçaltına saçma yatırımlar yapmaya çalışır kendince. O kadar. Ve ben yine gülerim. Unutma farkında olursan kendini tanırsın. Dünyayı kendin oluşturursun düşüncelerinle ve bakışınla. Egon hep olacaktır. Kanma. Ama, fakat, lakinle başlayan cümleler seni uzaklaştırır ve erteletir zamandan. Ego senin bu anı yaşamanı engeller. İstemez. Ama en boktan durumda bile mutlu olmayı bil, başar. Çok zor olmasa gerek. Neyse. Söyleyecekler bitmez. Çünkü hayaller bitmez. kıymetli.

Dünyalıdan sevgiler...